Adres: Aktarhüssam Mh. 1. Bölüntü Sk.
No: 4 Göktaş İş Mrk. K:4 N:11 Fomara Osmangazi/Bursa
0224 253 94 56 0532 456 25 10

KAZADAN KAYNAKLI TAZMİNAT

20 Ocak 2021
29 Okunma

Kazadan kaynaklı tazminat konusu her geçen gün önemini artırmaktadır. Dünya çapında motorlu taşıt teknolojilerinin gelişmesi ve karayollarının nitelikli hale getirilmesi ile birlikte, meydana gelen trafik kazalarının azalması beklenmekte ise de; haber sitelerine de yansıdığı üzere gelinen nokta itibariyle kazaların hiç de azalmadığı, aksine artış seyrinde olduğu görülmektedir. Diğer taraftan kazadan kaynaklı yaralanma veya ölüm oranlarının da arttığı gözlemlenmektedir.

Tüm bu yaşananlar ise kazadan kaynaklı tazminat davalarını gündeme getirmektedir. Kazadan kaynaklı tazminat davaları içeriği itibariyle yaralanmalı kazalar ve ölümlü kazalar olmak üzere iki kısımda incelenmektedir.

Kazadan kaynaklı tazminat davasının yaralanma nedeniyle açılmış olması halinde mahkemeler nelere dikkat etmektedir. Bu konu davacı tarafından bilinmesi gerekmektedir. Kazadan kaynaklı tazminat davasında mahkeme öncelikle taraf teşkilinin doğru sağlanıp sağlanmadığına bakmaktadır. Burada davanın karşı taraf aracının sigorta şirketine, karşı aracın sahibine ve aracın şoförüne karşı açılmalıdır.

Kazadan kaynaklı tazminat davasının devam eden aşamalarında mahkeme meydana gelen kazada tarafların kusur durumlarını dikkate almaktadır. Kazadan kaynaklı tazminat miktarı bu kusur durumuna göre belirlenecektir.

Diğer taraftan, mahkeme yaralanan kişinin yaralanmasının ne miktarda olduğu hususunu da araştırmaktadır. Oluşan yaralanma, kişinin hayatını ne derecede etkilemektedir. Etkilenme miktarı hastane heyet raporları ile tespit edilmekte ve kazadan kaynaklı tazminat miktarı bu rapora göre hesaplanmaktadır.

Kazadan kaynaklı tazminat davasının ölüm olayının gerçekleşmesi üzerine açılacak ise bu davaları kim yada kimler açabileceklerdir. Öncelikle belirtmek isterim ki kazadan kaynaklı tazminat davasının ölüm olayının gerçekleşmesi halinde açılacak ise, ölenin yasal mirasçıları bu davayı açabileceklerdir. Ancak kazadan kaynaklı tazminat davasını sadece yasal mirasçılar değil, aynı zamanda ölen kişinin kendisine ayni veya nakti yardımda bulunduğunu iddia eden ve bunu ispatlayabilen herkes açabilecektir.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi ölüm olayı sonucu açılması halinde de yine dava karşı aracın sigortasına, karşı aracın sahibine ve şoförüne açılabilmektedir.

Kazadan kaynaklı tazminat davası, kazaya karışan araç içerisinde yolcu olarak bulunan kişinin yaralanması veya vefat etmesi halinde kimlere karşı açılabilecektir? Bu durumda kazadan kaynaklı tazminat davası hem içinde bulunulan aracın, hem de kazaya karışan diğer aracın sigorta şirketine, araç sahibine ve araç şoförüne karşı açılabilecektir.

Tazminat miktarları vefat eden kişinin yaşı, mesleği, eğitim vs gibi olgular nazara alınarak uzman kişiler tarafından yapılacak hesaplama ile belirlenmektedir. Yaralanma nedeniyle açılması durumunda olduğu gibi kazadan kaynaklı tazminat davasının ölüm nedeniyle açılması durumunda da kazada tarafların kusur durumları tazminatın belirlenmesinde önemli rol oynamaktadır.

Kazadan kaynaklı tazminat davası ile manevi tazminat talep etme imkanı da bulunmaktadır. Kazada yaralanan kişi, yaralanmasının miktarını da dikkate alarak manevi tazminat isteminde bulunabilir. Ayrıca kazada vefat edenin yakınları çekmiş oldukları acının telafisi için manevi tazminat isteminde bulunabileceklerdir. Burada dikkat edilmesi gereken husus davanın sadece karşı aracın sahibine ve şoförüne karşı açılabileceğidir.

Yukarıdan bu yana yaptığımız açıklamalardan da anlaşılacağı üzere bu davalar özellikli davalardır. Kazadan kaynaklı tazminat alacaklısı yaralanan kişinin veya vefat edenin desteğinden yararlananların haklarını koruyabilmeleri için konu hakkındaki mevzuata ve Yargıtay kararlarına hakim olmaları önem arzetmektedir. Kazadan kaynaklı tazminat davaları çok teferruatlı davalar olup hukuk bilgisine güvendiğiniz bir avukat vasıtasıyla takip etmenizde hukuki yararınız bulunmaktadır.

Kazadan kaynaklı tazminat davası hakkında Yargıtay tarafından verilmiş emsal bir karar seçilmiş ve konu hakkında fikir sahibi olmanıza yardımcı olabileceği düşüncesiyle sizinle paylaşılmıştır.

“Hukuk Genel Kurulu         2011/17-787 E.  ,  2012/92 K.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacılar, murislerinin işleteni olduğu başka bir kişinin kullandığı araçta yolcu olarak bulunmakta iken, meydana gelen trafik kazasında, ölümü nedeniyle desteğinden yoksun kaldıkları iddiasıyla, zorunlu mali sorumluluk sigortacısı şirket aleyhine eldeki davayı açmışlardır.

Davalı sigorta şirketi, zararın sigorta teminatı dışında kaldığını savunmuştur.
Yerel mahkemece, davacıların zarar gören üçüncü kişi konumunda oldukları, davanın işletenin zarar görmesine değil; davacıların zararına dayalı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davalı vekilinin temyizi üzerine, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde yazılı gerekçeyle ve özellikle, davacılar üzerinde doğan zararın, dolaylı ve yansıma yolu ile meydana gelen zarar olduğu; yansıma yoluyla zarar görmüş olan destek tazminatı isteyenlerin, kendisine destek sağlayan kişinin sahip olduğu haktan fazlasına sahip olmalarının mümkün olmadığı, BK.nun 44/I. maddesine göre hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı, davalı sigortacıdan talepte bulunulamayacağı gerekçesiyle, bozulmuş; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

 Şu hale göre; işleten murisin, ister kendi kusuru ister bir başkasının kusuru ile olsun salt ölmüş olması, destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğurup; bu zarar gerek Kanun gerek poliçe kapsamıyla teminat dışı bırakılmamış olmakla, davacıların hakkına, desteklerinin kusurunun olması etkili bir unsur olarak kabul edilemez ve destekten yoksunluk zararından kaynaklanan hakkın sigortacıdan talep edilmesi olanaklıdır.

Eldeki davada da; davacıların desteği, işleteni olduğu araçta, sürücünün tam kusuru sonucu meydana gelen trafik kazası sonucu vefat etmiş; davacılar, destekten yoksun kalan sıfatıyla, zorunlu mali sorumluluk sigortacısını hasım göstererek, destekten yoksun kalmaya dayalı tazminat isteminde bulunmuşlardır.

Davacıların üçüncü kişi konumunda oldukları hem mahkeme, hem de özel dairenin kabulünde olduğu gibi, işletenin yakınlarının uğradıkları destek zararlarının trafik sigortacısının sorumluluğu kapsamı dışında kaldığına ilişkin Kanunda ve buna bağlı olarak poliçede açık bir düzenleme bulunmadığı da, uyuşmazlık konusu değildir.
Davacıların uğradıkları zarara bağlı olarak talep ettikleri hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olmayıp, bilimsel ve yargısal içtihatlarda kabul edildiği üzere destekten yoksun kalanın şahsında doğrudan doğruya doğan, asli ve bağımsız bir talep hakkıdır.
Bu nedenledir ki, Özel Dairenin davacıları üçüncü kişi kabul etmesine karşın, zararlarını ve buna bağlı tazminat haklarını muris üzerinde doğmuş bir hak olarak kabul etmesi ve bu kabul şekline göre vardığı sonuç çoğunlukça kabul görmemiştir.

Sonuç itibariyle:

Davacıların ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtıkları, ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacılara yansıtılamayacağı; dolayısıyla tam kusurlu araç şoförünün ve onun eylemlerinden sorumlu olan işletenin kusurunun, işletenin desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyeceği; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı sigorta şirketi, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve olayda işleten tam kusurlu, destekten yoksun kalan davacılar da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğuna göre, davalı sigorta şirketinin zararın tamamından sorumlu olduğu ve davacıların davalı sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecekleri, oyçokluğu ile kabul edilmiştir.

Şu hale göre, yerel mahkemece, davacıların, desteklerinin işleteni olduğu araçta, sürücünün tam kusuru sonucu meydana gelen trafik kazası sonucu, vefat etmiş olması nedeniyle, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla, zorunlu mali sorumluluk sigortacısını hasım göstererek dava açabileceğinin kabulü ile işin esasının incelenmiş olması, yukarıda açıklanan değişik gerekçelerle, sonucu itibariyle doğru olup; bu kararda direnilmesi uygundur.

İlginizi çekebilir

Alkollü Sürücünün Sorumluluğu
Bursa Avukat
29 views
Bursa Avukat
29 views

Alkollü Sürücünün Sorumluluğu

Av. Muhammet Gül - 22 Ocak 2021

Alkollü sürücünün sorumluluğu hem cezai hem de hukuki bakımdan sorumluluklar getirmektedir. Bu yazımızda hukuki açıdan değerlendirme yapılacaktır. Diğer makalelerimize buradan…

Avukatlık Mesleği
Bursa Avukat
26 views
Bursa Avukat
26 views

Avukatlık Mesleği

Av. Muhammet Gül - 7 Ocak 2021

Avukatlık Mesleği nin Tarihsel Gelişimi Başlangıç tarihi tam olarak tespit edilmiş ve hatta mevcut bilgi ve belgelerin yeterli olmaması nedeniyle…

Maaş Haczi
Bursa İcra Hukuku
32 views
Bursa İcra Hukuku
32 views

Maaş Haczi

Av. Muhammet Gül - 5 Ocak 2021

MAAŞ HACZİ Maaş haczi, hakkında icra takibi kesinleşmiş bulunan borçlunun tüm mal varlığına yönelik olarak haciz işlemleri uygulanabileceği gibi, maaşına…

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

ArabicChinese (Simplified)EnglishFrenchGermanItalianRussianSpanishTurkish