Adres: Aktarhüssam Mh. 1. Bölüntü Sk.
No: 4 Göktaş İş Mrk. K:4 N:11 Fomara Osmangazi/Bursa
0224 253 94 56 0532 456 25 10

İş Kazası Nedir?

10 Mayıs 2020
50 Okunma

İş Kazası Nedir?

İş Kazası tanımı yasal olarak 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun “İş Kazası ve Meslek Hastalığının Tarifi” başlıklı 11’inci maddesinde;

Tanım: İş kazası aşağıdaki hal ve durumlardan birinde meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedence veya ruhça arızaya uğratan olaydır.

  • İş Kazası nın Koşullarıa) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,

    b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla,

    c) Sigortalının, işveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,

    d) Emzikli kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,

    e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında…” denilmektedir.

Sigortalı Olmanın Koşulları

Olayın, iş kazası olarak kabul edilebilmesi için olaya maruz kalan kişinin 506 sayılı Kanunun 2. maddesi anlamında sigortalı olması, olayın, 506 sayılı Kanunun 11. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak belirtilen hâl ve durumlardan birinde meydana gelmesi koşuldur. Başka bir anlatımla, olayın, iş kazası sayılabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunludur.

Bu yönde, 506 sayılı Kanun’un 2. maddesi anlamında sigortalı niteliğini kazanmanın koşulları başlıca üç başlık altında toplanmaktadır. Bunlar:

  1. Çalışma ilişkisinin kural olarak hizmet akdine dayanması,
  2. İşin işverene ait yerde yapılması,
  3. 3. maddede açıkça belirtilen sigortalı sayılmayacak kişilerden olunmaması şeklinde sıralanabilir.

Sigortalı olabilmek için bu koşulların bir arada bulunması zorunludur.

Hizmet Sözleşmesinin Koşulları

Hizmet akdi bulunup bulunmadığına ilişkin olarak ise; davaya konu dönem itibariyle yürürlükte olan 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 393 maddesinde, hizmet sözleşmesi; “Hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle işgörmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.

” şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanımda sadece hizmet ve ücret unsurlarına yer verilmişken, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 8. maddesinde, “bağımlılık” unsuruna da yer verilmiştir. Hizmet akdi, her şeyden önce bir iş görme edimini zorunlu kılar. Bu sözleşmeyle sigortalıya yüklenen borç, işveren yararına bir iş görmek, hizmet sunmaktır.

Bağımlılık ve bu kapsamda ele alınması gereken zaman unsuru, hizmet akdinin ayırt edici özelliğidir.

Bağımlılık, iş ve sosyal güvenlik hukuku uygulamasında temel bir ilke olup, bu unsur, hizmetini işverenin gözetimi ve yönetimi altında yapmayı ifade eder. Ne var ki, iş hukukunun dinamik yapısı, ortaya çıkan atipik iş ilişkileri, yeni istihdam modelleri, bu unsurun ele alınmasında her somut olayın niteliğinin göz önünde bulundurulmasını zorunlu kılmaktadır. Bazı durumlarda, taraflar arasında sıkı bir bağımlılık ilişkisi bulunmasa da, işverenin iş organizasyonu içinde yer alınmaktaysa bu unsurun varlığının kabulü gerekecektir. Önemli yön, işverenin her an denetim ve buyurma yetkisini kullanabilecek olması, çalışanın, edimi ile ilgili buyruklara uyma dışında çalışma olanağı bulamayacağı nitelikte teknik ve hukuki bir bağımlılığın bulunmasıdır. Genel anlamda bağımlı çalışma, işverenin belirleyeceği yerde ve zamanda, işverence sağlanacak teknik destek ve işverenin denetim ve gözetiminde yapılan çalışmadır. İşverenin yönetim (talimat verme) hakkı karşısında işçinin talimatlara uyma (itaat) borcu yer alır. Bir işin görülmesi süreci içinde işçinin faaliyeti, çalışma şekli, yeri, zamanı ve işyerindeki davranışları düzenleyen talimatlar veren işveren onu kişisel bağımlılığı altında tutar. Bu sözleşmede varolan otorite/bağımlılık ilişkisi taraflar arasında kaçınılmaz olarak bir hukuki hiyerarşi yaratır. Bu nedenle hizmet akdinde bağımlılık hem işçinin kişiliğini ilgilendirmekte hem de bir hukuki bağımlılık niteliği taşımaktadır.

Hizmet Sözleşmesi ve Eser Sözleşmesi Ayrımı

Hizmet akdi, çoğu kez Borçlar Kanunu’nda tanımlanan istisna akdi (eser sözleşmesi) ile karıştırılabilmekte, ikisinin ayırt edilebilmesi bazı durumlarda güçleşmektedir. Çalışan, iş gücünü belirli veya belirsiz bir zaman için çalıştıranın buyruğunda bulundurmakla yükümlü olmayarak, işveren buyruğuna bağlı olmadan sözleşmedeki amaçları gerçekleştirecek biçimde edimini görüyorsa, sözleşmenin amacı bir eser meydana getirmekse, çalışma ilişkisi istisna akdine dayanıyor demektir. Hizmet akdinde ise çalışan, emeğini iş sahibinin emrine hazır bulundurmaktadır ve ücret, faaliyetin meydana gelmesinin sonucu için değil, bizzat yapılan faaliyetin karşılığı olarak ödenmektedir. Öte yandan; 313. madde hükmünün açıklığı gereği, çalışanın kendi aletleri ile çalışması veya götürü hizmet sözleşmelerinde ücretin, yapılacak işe göre toptan kararlaştırılması olanaklı bulunduğundan, tarafların belli bir fiyat üzerinden anlaşmaları istisna akdinin varlığını göstermediği gibi, götürü sözleşmelerde, bir süre için hizmet etme borcunun mu, yoksa önceden belirlenmiş bir sonucun meydana getirilmesi borcunun mu yüklenildiğinin şüpheli bulunduğu durumlarda, araştırma yapılarak tarafların amacı, durumu ve yaşam deneyimleri gözetilip hukuki ilişki saptanmalıdır.

506 sayılı Kanuna göre sigortalılık niteliği için ücret zorunlu unsur değildir. Bu husus, 506 sayılı Kanunun 3-I-B, 6 ve 78/2. maddelerinin hükümlerinden açıkça görülmektedir.

506 sayılı Kanunun Sigortalı sayılanlar başlıklı 2. maddesi, “Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar” olarak düzenlenmiştir. Aynı kanunun 4. maddesine göre, “Bu kanunun uygulanmasında 2. maddede belirtilen sigortalıları çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler işverendir.

İşveren adına ve hesabına, işin veya görülen hizmetin bütününün yönetim görevini yapan kimse, işveren vekilidir. Bu Kanun’da geçen işveren deyimi, işveren vekilini de kapsar. İşveren vekili ve 4857 sayılı İş Kanunu’nda tanımlanan geçici iş ilişkisi kurulan işveren, bu Kanun’da belirtilen yükümlülüklerinden dolayı işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.”

İlginizi çekebilir

Maç başı ücret alacağı
Bursa Spor Hukuku
5 views
Bursa Spor Hukuku
5 views

Maç başı ücret alacağı

Av. Muhammet Gül - 24 Eylül 2020

Dava, profosyonel futbolcu sözleşmesinden kaynaklı ücret alacağına ilişkindir. Mahkemece, 15.07.2015 havale tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Anılan raporda;…

İsim benzerliğinden hatalı hacizle satılan taşınmazdan dolayı tazminat
Bursa Avukat
8 views
Bursa Avukat
8 views

İsim benzerliğinden hatalı hacizle satılan taşınmazdan dolayı tazminat

Av. Muhammet Gül - 23 Eylül 2020

Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; .... isimli şahsın Borçlu .... 'tan olan alacağı sebebiyle icra takibine başvurduğu, .... . İcra…

İcra Masraf Hesaplama
Bursa İcra Hukuku
25 views
Bursa İcra Hukuku
25 views

İcra Masraf Hesaplama

Av. Muhammet Gül - 24 Temmuz 2020

İcra Masraf Hesaplama İcra takibi başlatırken, bir kısım harç ve masrafların peşin olarak ödenmesi gerekmektedir. Yapılacak bu masraflar icra dosya…

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

ArabicChinese (Simplified)EnglishFrenchGermanItalianRussianSpanishTurkish