Avukat Muhammet Gül
Avukat Muhammet Gül
Makalelere Dön
Arabuluculuk

İş Davalarında Zorunlu Arabuluculuk

Av. Muhammet Gül 15 dk okuma
İş Davalarında Zorunlu Arabuluculuk

İş Davalarında Zorunlu Arabuluculuk : Kapsamı, Süreci ve Hukuki Sonuçları

İşçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıkların çözümünde önemli bir rol oynayan arabuluculuk, Türkiye'de 2018 yılı itibarıyla birçok iş davası için zorunlu hale gelmiştir. Bu düzenleme, yargı yükünü azaltmak, uyuşmazlıkları daha hızlı ve dostane bir şekilde çözmek, taraflar arasındaki iletişimi güçlendirmek ve karşılıklı rızaya dayalı çözümleri teşvik etmek amacıyla getirilmiştir. İş davalarında zorunlu arabuluculuk süreci, dava açmadan önce tamamlanması gereken bir dava şartıdır. Bu sürecin eksikliği durumunda, açılan dava usulden reddedilir.

Bu kapsamlı rehberde, iş davalarında zorunlu arabuluculuğun ne anlama geldiğini, hangi davaları kapsadığını, sürecin nasıl işlediğini, tarafların hak ve yükümlülüklerini, süreleri, ücretlendirmeyi ve arabuluculuk sonrasında ortaya çıkabilecek hukuki durumları detaylı bir şekilde inceleyeceğiz.

1. İş Hukukundan Kaynaklı Davalarda Dava Şartı Olarak Arabuluculuk

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvuruyu dava şartı olarak düzenlemiştir. Kanunun 3. maddesi bu durumu açıkça ifade eder: "Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."

Bu düzenleme uyarınca, aşağıdaki davalar zorunlu arabuluculuk kapsamına girmektedir:

  • İşe İade Davaları: İş sözleşmesinin feshedilmesi halinde işçinin işe geri dönme talepleri.

  • Boşta Geçen Süre Tazminatından Doğan Davalar: İşverenin işçiyi işe başlatmaması durumunda ödenmesi gereken tazminatlar.

  • İşe Başlatmama Tazminatından Doğan Davalar: İşverenin işçiyi işe iade etmeme durumunda ödemekle yükümlü olduğu tazminatlar.

  • Kıdem Tazminatı Alacağından Doğan Davalar: İş sözleşmesinin kanunda belirtilen hallerde sona ermesi durumunda işçiye ödenmesi gereken tazminatlar.

  • İhbar Tazminatından Doğan Davalar: İş sözleşmesinin bildirim sürelerine uyulmadan feshedilmesi durumunda ödenmesi gereken tazminatlar.

  • Bakiye Süre Alacağından Doğan Davalar: Belirli süreli iş sözleşmesinin haksız feshi durumunda kalan süreye ilişkin alacaklar.

  • Eşit Davranmama Tazminatından Doğan Davalar: İşverenin işçiye eşit davranma yükümlülüğünü ihlal etmesi durumunda ortaya çıkan tazminatlar.

  • Sendikal Tazminattan Doğan Davalar: Sendikal faaliyetler nedeniyle işçinin uğradığı zararın tazmini talepleri.

  • Ücret Alacağından Doğan Davalar: İşçinin hak ettiği ancak ödenmeyen ücret alacakları.

  • Fazla Mesai Ücreti Talepli Davalar: İşçinin yaptığı fazla mesailere ilişkin ücret alacakları.

  • Yıllık İzin Ücreti Talepli Doğan Davalar: Kullanılmayan yıllık izinlerin ücreti talepleri.

  • Yol ve Yemek Ücretinden Doğan Davalar: İşçinin yol ve yemek masraflarına ilişkin alacakları.

  • Ulusal Bayram ve Genel Tatil (UBGT) Ücretinden Doğan Davalar: İşçinin ulusal bayram ve genel tatillerde yaptığı çalışmalara ilişkin ücret alacakları.

  • Prim ve İkramiye Ücretinden Doğan Davalar: İşçinin hak ettiği ancak ödenmeyen prim ve ikramiye alacakları.

Yukarıda sayılan davalar bakımından dava açılmadan önce Arabuluculuk Başvurusu zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan dava açılması halinde, dava herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğu sebebiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesi gereğince usulden reddedilir. Bu durum, arabuluculuk sürecinin ne kadar kritik bir aşama olduğunu göstermektedir.

1.1. İşe İade Davalarında Zorunlu Arabuluculuk

İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı iddiasıyla fesih bildiriminden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmak zorundadır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir. Arabulucu huzurunda anlaşılamaması halinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesine dava açılabilir.

Arabulucuya başvurmaksızın doğrudan dava açılması sebebiyle davanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesi uyarınca usulden reddine karar verilirse, kesinleşen kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde tekrar arabulucuya başvurulabilir. Bu, işçiye ikinci bir şans tanıyan önemli bir düzenlemedir.

Arabuluculuk görüşmeleri esnasında işveren işçinin işe iadesini kabul etmişse:

  • İşe başlatma tarihi,

  • Çalıştırılmayan sürenin ücreti (4 aya kadar ücret) ve diğer hakların parasal miktarı görüşme sırasında belirlenir ve tutanağa eklenir.

Arabuluculuk görüşmeleri esnasında işveren işçinin işe iadesini kabul etmemişse:

  • İşçinin işe başlatılmaması durumunda tazminatın (4-8 aylık ücret tutarı) parasal miktarı görüşme sırasında belirlenir ve arabuluculuk tutanağına eklenir. Aksi takdirde anlaşma sağlanmamış sayılır ve son tutanak buna göre düzenlenir.

İşçi belirlenen tarihte işe başlamazsa anlaşma geçerliliğini yitirir ve işverenin feshi geçerli sayılarak bunun sonuçlarından sorumlu olur.

İşveren tarafında asıl işveren – alt işveren ilişkisi bulunuyorsa, işçi tarafından işe iade talebiyle arabulucuya başvurulduğu zaman anlaşmanın gerçekleşebilmesi için asıl işveren ve alt işverenin arabuluculuk görüşmelerine birlikte katılması ve iradelerinin birbirine uygun olması gerekmektedir. Yalnızca asıl işverenin veya alt işverenin imzaladığı tutanağın icra edilebilirliği mümkün olmayacaktır. Bu durum, sorumluluğun müşterek olduğu hallerde tüm tarafların uzlaşmasını gerektiren önemli bir detaydır.

2. İş Davalarında İhtiyari Arabuluculuk

Taraflar, kanunda belirtilen zorunlu arabuluculuk kapsamına girmeyen uyuşmazlıklarının çözümüne ilişkin, ihtiyari olarak arabulucuya başvurabilirler. İş Hukuku kapsamında zorunlu arabuluculuk kapsamına girmeyen başlıca davalar şunlardır:

  • İş Kazasından Doğan Maddi Tazminat Davaları: İş kazası sonucu uğranılan ekonomik kayıpların tazmini.

  • İş Kazasından Doğan Manevi Tazminat Davaları: İş kazası sonucu yaşanan elem ve üzüntü nedeniyle talep edilen tazminatlar.

  • İş Kazasından Doğan Maluliyet ve İş Göremezlik Oranının Tespiti Davaları: İş kazası sonrası çalışma gücü kaybı oranının belirlenmesi.

  • İş Kazasından Doğan Maluliyet Oranına İtiraz Davaları: Maluliyet oranına ilişkin yapılan itirazlar.

  • İş Kazası Nedeniyle İşverene ve Sair Kusurlu Kişilere Açılan Rücu Davaları: SGK'nın iş kazası nedeniyle yaptığı ödemeleri kusurlu taraflardan talep etmesi.

  • Meslek Hastalığından Doğan Maddi Tazminat Davaları: Meslek hastalığı sonucu uğranılan ekonomik kayıpların tazmini.

  • Meslek Hastalığından Doğan Manevi Tazminat Davaları: Meslek hastalığı sonucu yaşanan elem ve üzüntü nedeniyle talep edilen tazminatlar.

  • Meslek Hastalığından Doğan Maluliyet ve İş Göremezlik Oranının Tespiti Davaları: Meslek hastalığı sonrası çalışma gücü kaybı oranının belirlenmesi.

Söz konusu uyuşmazlığın tarafları, İş Mahkemeleri'nde dava açabilecekleri gibi, dilerlerse arabuluculuk müessesine de başvurup, uyuşmazlığı daha hızlı ve esnek bir şekilde çözüme kavuşturabilirler. İhtiyari arabuluculukta, tarafların sürece katılımı tamamen kendi isteklerine bağlıdır ve anlaşma zorunluluğu bulunmamaktadır.

3. Arabuluculuk Süreci

İş davalarında arabuluculuk süreci, belirli adımları takip eder ve her adımın kendine özgü önemi vardır.

3.1. Arabulucuya Başvuru

İş davaları kapsamında arabuluculuğa başvurmak isteyen işçi veya işveren, karşı tarafın, karşı taraf birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki adliyede bulunan arabuluculuk bürosuna, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne başvurur.

Tarafların arabulucuya başvurma süreleri, davaların zamanaşımı süreleri ile genellikle paralellik gösterir. Arabulucuya başvurunun zamanaşımına etkisi aşağıda ayrıca değinilecektir.

3.2. Arabulucunun Seçilmesi

Taraflardan birinin arabuluculuğa başvurması akabinde Arabuluculuk Daire Başkanlığı tarafından listelenen ve ilgili komisyon başkanlıklarına bildirilen listeden seçilmek kaydıyla arabuluculuk bürosu tarafından bir arabulucu belirlenir. Ancak taraflar, bu listede bulunması kaydıyla ortak bir arabulucu üzerinde anlaşarak uyuşmazlıklarında kimin arabulucu olacağına kendileri de karar verebilir. Bu, taraflara süreç üzerinde kontrol sağlayan önemli bir esnekliktir.

Arabulucunun büro tarafından atanması durumunda arabulucu, büronun yetkili olup olmadığını kendiliğinden dikkate almaz. Ancak yetki itirazı olan taraf, en geç ilk oturumda yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer ile ilgili belgeleri de sunarak yetkisiz arabuluculuk bürosuna başvurulduğu iddiasında bulunabilir. Arabulucu böyle bir durumda kendiliğinden yetki incelemesi yapamaz. Dosyayı derhal ilgili Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmek üzere büroya teslim eder ve Mahkeme harç almaksızın yetkiyi inceler, kesin olarak karara bağlar.

3.3. Arabuluculuk Süreci Uygulamaları

Arabulucu, taraflarla kendiliğinden iletişime geçerek tarafların görüşme yeri ve saati konusunda bilgilenmesini sağlayacaktır. Arabulucu, tarafların iletişim bilgilerini büro tarafından kendisine verilmesi sebebiyle zaten sahip olacaktır. Ancak bu bilgilerle taraflara ulaşamayan arabulucu, kendiliğinden araştırma yaparak da tüm iletişim vasıtalarıyla taraflara ulaşabilir. Taraflara ulaşan arabulucu görevlendirme konusunda tarafları bilgilendirir ve tarafları ilk toplantıya davet eder.

Arabuluculuk görüşmelerine taraflar bizzat katılabileceği gibi tarafların avukatları veya kanuni temsilcileri de katılabilir. Buna ek olarak iş davaları kapsamındaki arabuluculukta işverenin yazılı belge ile yetkilendirdiği çalışanı da arabuluculuk görüşmelerine işvereni temsilen katılabilmektedir. Bu durum, işverenlerin operasyonel esnekliklerini korumalarına olanak tanır.

Taraflar arabuluculuk görüşmeleri esnasında karşılıklı taleplerini belirterek ortak bir noktada anlaşmaya çalışacaklardır. Bu süreçte arabulucu, taraflara eşit bir şekilde davranmak ve müzakerenin eşit şartlar altında ilerlemesini sağlamakla yükümlüdür. Eğer taraflar çözüm üretemiyorlarsa arabulucu da taraflara bir çözüm önerisinde bulunabilir. Ancak arabulucu, taraf tutamaz veya karar verici bir konumda olamaz; sadece süreci kolaylaştırır.

Arabuluculuk, gizli yürütülmesi gereken bir süreçtir. Arabulucunun arabuluculuk faaliyeti nedeniyle elde ettiği tüm bilgi ve belgeleri gizli tutmakla yükümlüdür. Taraflar da bu belgeleri olası bir davada veya tahkim yargılamasında kullanamayacaklardır. Olası bir dava veya tahkim yargılamasında delil olarak ileri sürülemeyecek beyan ve belgeler Arabuluculuk Kanunu'nda şu şekilde açıklanmıştır:

  • Taraflarca yapılan arabuluculuk daveti veya bir tarafın arabuluculuk faaliyetine katılma isteği.

  • Uyuşmazlığın arabuluculuk yolu ile sona erdirilmesi için taraflarca ileri sürülen görüşler ve teklifler.

  • Arabuluculuk faaliyeti esnasında, taraflarca ileri sürülen öneriler veya herhangi bir vakıa veya iddianın kabulü.

  • Sadece arabuluculuk faaliyeti dolayısıyla hazırlanan belgeler.

Arabulucu, arabuluculuk yoluna başvuran taraflara eşit ve tarafsız bir şekilde yaklaşmakla ve görevini şahsen yerine getirmekle yükümlüdür. Arabulucu, bu sıfatla görev yaptığı uyuşmazlıkla ilgili olarak açılan davada, daha sonra taraflardan birinin avukatı olarak görev üstlenemez.

Arabulucu eğer söz konusu uyuşmazlık hakkında tarafsız kalamayacağını düşünüyorsa bu durumu taraflara bildirmekle yükümlüdür. Örneğin arabulucuya başvuran taraflardan biri arabulucunun apartman komşusuysa ve arabulucu bu nedenle tarafsız olamayacağını düşünürse bunu taraflara bildirir. Ancak taraflar buna rağmen aynı arabulucu ile sürece devam etmek isterlerse sürecin devam etmesinde herhangi bir sakınca bulunmamaktadır. Arabuluculuğun tarafsızlığını şüpheye düşürecek haller sınırlı sayıda değildir. Arabulucu onlarca farklı nedenden dolayı tarafsızlığını koruyamayacağını düşünebilir.

3.4. İlk Oturum

Arabulucunun tarafları müzakereye davet etmesinin ardından tarafların bu süreçte ilk kez bir araya gelmesi ile ilk oturum gerçekleşmiş olur. Bu oturumun gerçekleştiği arabulucu tarafından tutanak altına alınır. İlk oturuma katılımın ve mazeretsiz bir şekilde katılmamanın önemine aşağıda ayrıca değinilecektir.

3.5. Son Oturum

Arabulucu, ilk oturumun ardından tutanak tutması gerektiği gibi son oturumda da son tutanağı tutması gerekmektedir. Arabuluculuk son tutanağı, dava şartı arabuluculuk bakımından oldukça önem arz etmektedir. Zira bu tutanak, açılacak olası bir davada dava dilekçesine eklenmezse ve mahkeme tarafından verilen süreye rağmen yine ibraz edilmezse açılan dava, dava şartı yokluğu sebebiyle reddedilecektir. Yine bu tutanak işe iade davalarında ve sair işçilik alacakları davalarında dava açma süresi için büyük önem arz etmektedir. Zira son tutanağın ardından zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemeye devam edecektir.

4. Arabuluculuk Sürecinde Tarafların Hak ve Yükümlülükleri

Arabuluculuk sürecinde arabulucunun hak ve yükümlülükleri bulunduğu gibi arabuluculuğa başvuran tarafların da hak ve yükümlülükleri bulunmaktadır.

Arabuluculuk, tamamen gizli yürütülmesi gereken bir süreçtir. Arabuluculuğun gizli olması, taraflar için bir hak olmakla beraber aynı zamanda bir yükümlülüktür. Taraflar, arabuluculuk sürecinin gizli kalmasını isteme hakkına sahip olduğu gibi bu süreci gizli tutmakla da yükümlüdürler. Ayrıca arabulucu da arabuluculuk faaliyeti nedeniyle elde ettiği tüm bilgi ve belgeleri gizli tutmakla yükümlüdür. Arabuluculuk sürecinde gizliliğe aykırı davranılması sebebiyle bir kişinin hukuken korunan menfaatine zarar veren kişi, Arabuluculuk Kanunu'nun 33. Maddesine göre şikayet üzerine 6 aya kadar hapis cezası ile cezalandırılabilecektir. Bu, gizliliğin ne kadar ciddiye alındığını gösterir.

Arabuluculuk süreci iradi bir süreçtir. Taraflar, arabulucuya başvurmak, süreci devam ettirmek, sonuçlandırmak veya bu süreçten vazgeçmek konusunda serbesttirler. Ancak dava şartı zorunlu arabuluculuk söz konusu olduğunda dava açmak isteyen tarafın arabuluculuk sürecini zorunlu olarak izlemesi gerekmektedir. Yine dava şartı arabuluculukta, davada davalı olacak taraf da eğer iradi olarak arabuluculuk görüşmelerine katılmazsa bunun birtakım olumsuz sonuçları olacaktır. Bu duruma aşağıda ayrıca değinilecektir.

Arabuluculuk sürecinde taraflar daima eşit haklara sahiptir. Arabulucu, bir tarafa ne şekilde davranıyorsa diğer tarafa da eşit şekilde davranmakla yükümlüdür. Taraflara verilen söz hakkı süreleri eşit olmalı ve eşitsizlik yaratabileceği düşünülen tüm hususların arabulucu tarafından önüne geçilmelidir.

Ayrıca bu noktada önemle belirtmek gerekir ki tarafların zorunlu arabuluculuk görüşmelerine katılmaması durumunda mazeretsiz bir şekilde katılmayan taraf aleyhine birtakım olumsuz sonuçlar doğacaktır. Eğer taraflardan birisi geçerli bir mazereti olmadan ilk toplantıya katılmazsa ve bu nedenle arabuluculuk faaliyeti sona ererse bu durum son tutanakta belirtilir. Toplantıya mazeretsiz şekilde katılmayan taraf, açılacak davada kısmen ya da tamamen haklı çıksa dahi yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulacaktır. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine de hükmedilmeyecektir. Eğer her iki taraf da toplantıya katılmazsa ve arabuluculuk faaliyeti bu sebeple sona ererse, açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılacaktır. Bu yaptırımlar, tarafları sürece katılmaya teşvik etmek amacıyla düzenlenmiştir.

5. Arabuluculuk Sürecinde Temsil

Taraflar, arabuluculuk görüşmelerine bizzat kendileri katılabileceği gibi avukatları veya kanuni temsilcileri aracılığıyla da katılabilirler. Ayrıca işverenin yazılı belgeyle yetkilendirdiği çalışanı da görüşmelerde işvereni temsil edebilir ve son tutanağı imzalayabilir. Bu esneklik, özellikle büyük şirketler için operasyonel kolaylık sağlar.

6. Arabuluculuk Sürecinde Süreler ve Zamanaşımı

İşe iade davalarında, iş akdinin feshi tarihinden itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurmak zorunludur. Arabuluculuk sürecinin olumsuz sonuçlanması durumunda son tutanağın imzalandığı tarihten itibaren 2 hafta içindeyse dava açmak zorunludur. Diğer işçilik alacaklarında ise dava açmak için geçerli olan zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri arabuluculuğa başvuru için de geçerli olacaktır.

Arabulucu, arabulucu olarak görevlendirildiği tarihten itibaren 3 haftalık süre içerisinde yapılan arabuluculuk başvurusunu sonuçlandırır. Zorunlu hallerde bu süre arabulucu tarafından bir haftalığına uzatılabilir.

Zorunlu arabuluculuk söz konusu olduğunda arabuluculuk bürosuna başvurulduğu tarihten arabuluculuk son tutanağının imzalanmasına kadar geçen süreçte zamanaşımı süreleri durur ve hak düşürücü süreler işlemez. Bu, taraflara müzakere etmeleri için ek zaman tanır ve hak kayıplarını önler. İhtiyari arabuluculukta ise arabulucuya başvurmanın zaman aşımı ve hak düşürücü sürelere bir etkisi olmayacaktır. Bu önemli fark, zorunlu ve ihtiyari arabuluculuk arasındaki temel ayrımı oluşturur.

7. Arabuluculuk Ücreti

Arabulucu, yürütmüş olduğu arabuluculuk faaliyeti karşısında ücret ve masrafları isteme hakkına sahiptir. Hatta öyle ki arabulucu henüz faaliyete başlamadan ücret ve masraflar için avans da talep edebilir. Eğer aksi kararlaştırılmamışsa, arabulucunun ücreti, faaliyetin sona erdiği tarihte yürürlükte bulunan Arabulucu Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenir. Taraflar, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin altında bir ücret kararlaştıramaz. Arabulucunun ücreti ile arabulucunun taraflar arasındaki uyuşmazlık için yapmış olduğu masraflar, taraflarca eşit şekilde karşılanır. Ancak taraflar aralarında bir tarafın ücretin ve masrafların tamamını veyahut daha büyük kısmını ödemesi konusunda anlaşmaya varabilirler.

7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/13'e göre taraflar eğer arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşırlarsa Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi'nin ikinci kısmında yer alan düzenlemeye göre arabulucuya ücret ödenecektir. Ancak ödenecek ücret, bu tarifenin birinci kısmında belirtilen iki saatlik ücret tutarından az olamaz.

İşe iade konulu arabuluculuk görüşmelerinde tarafların anlaşmaları durumunda ise arabulucuya ödenecek ücretin belirlenmesinde işçiye işe başlatılmaması hâlinde ödenecek tazminat miktarı ile çalıştırılmadığı süre için ödenecek ücret ve diğer haklarının toplamı, tarifenin ikinci kısmı uyarınca üzerinde anlaşılan miktar olarak kabul edilecektir. Yani bu tutar üzerinden tarifede belirlenen yüzde hesabı yapılıp arabulucunun ücreti belirlenecektir.

Eğer arabuluculuk faaliyeti taraflara ulaşılamaması, tarafların katılmaması nedeniyle görüşme yapılamaması ya da iki saatten az süren görüşmeler sonucunda tarafların anlaşamaması durumuyla sona ererse arabulucuya iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre, yani saat ve taraf sayısına göre belirlenen maktu ücretler Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. Eğer taraflar iki saatten uzun süren görüşmeler sonucunda anlaşamamışsa iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde tarifenin birinci kısmına göre ödenir. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır.

8. Arabuluculuğun Sona Ermesi

Arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşması durumunda Arabuluculuk faaliyetinin sonucu, tarafların anlaşıp anlaşamadıkları, arabuluculuk sürecinin nasıl sonuçlandığı arabulucu tarafından düzenlenen bir tutanak ile belgelendirilir. Bu tutanak taraflarca veya varsa avukatları ya da kanuni temsilcileri tarafından imzalanır. Eğer bu belge taraflar, kanuni temsilcileri veya avukatlarınca imzalanmazsa, sebebi belirtilmek suretiyle sadece arabulucu tarafından imzalanır.

Taraflar eğer arabuluculuk faaliyeti sonunda bir anlaşmaya varmışlarsa anlaşılan bu hususlar hakkında daha sonradan taraflarca dava açılamaz. Bu, arabuluculuk anlaşmasının nihai bir çözüm niteliğinde olduğunu gösterir.

Arabulucuda anlaşılamaması halinde bu hususun işlendiği son tutanak düzenlenir. Söz konusu tutanak dava dilekçesine eklenerek iş mahkemelerinde söz konusu uyuşmazlığa ilişkin dava açılabilir. Tutanak eklenmeden mahkemeye başvurulması halinde mahkemece davacıya tutanağı sunması gerektiği aksi halde davasının usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtara rağmen eğer tutanak mahkemeye sunulmazsa dava usulden reddedilir.

Ayrıca bu noktada önemle belirtmek gerekir ki işçi ve işveren tarafından imzalanan arabuluculuk tutanağı yalnızca belirli şartlar dahilinde ibra niteliğinde olabilecektir. Yargıtay’a göre ibra niteliğindeki arabuluculuk tutanağı TBK m.420’deki şartları taşıyorsa geçerli, aksi takdirde geçersizdir. Zira TBK m.420, emredici nitelikte bir kanun hükmüdür. İşçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin yazılı olması, ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi, ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır. Bu unsurları taşımayan ibra sözleşmeleri veya ibraname kesin olarak hükümsüzdür. Örneğin işçinin işten ayrılmasından sonra 1 ay geçmeden düzenlenen ibra niteliğindeki arabuluculuk son tutanağı icra edilebilirlik şerhini haiz olmayacaktır. Bu detay, arabuluculuk anlaşmalarının hukuki geçerliliği açısından büyük önem taşır.

9. İcra Edilebilirlik Şerhi

İş davalarında arabuluculuk sonucunda taraflar anlaşmaya varırlarsa bu anlaşma belgesinin icra edilebilirlik etkisi kazanması için şerh verilmesi gerekmektedir. Taraflar bu belgenin icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesi arabulucunun görev yaptığı yerdeki Sulh Hukuk Mahkemesi’nden talep edilebilir. Bu şerhi içeren anlaşma, ilam niteliğinde belge sayılır. Yani mahkeme kararına eşdeğer nitelikte bir belge sayılır.

Taraflar, tarafların avukatları ve arabulucu tarafından birlikte imzalanan anlaşma belgesi ilam niteliğinde belge sayılır. Yani tarafların imzasıyla birlikte tarafların avukatlarının imzasını ve arabulucunun imzasını içeren anlaşma belgesinin icra edilebilirlik kazanması için ayrıca bir mahkeme kararına gerek bulunmamaktadır. Bu tutanaklar doğrudan icra edilebilecektir. Bu durum, yargılama sürecini atlayarak hızlı ve etkin bir icra imkanı sunar.

10. Arabuluculuk Sonrası Dava Açılması

Taraflar eğer arabuluculuk faaliyeti sonunda bir anlaşmaya varmışlarsa anlaşılan bu hususlar hakkında daha sonradan taraflarca dava açılamaz. Anlaşma, uyuşmazlığı kesin olarak sona erdirir.

Arabuluculukta anlaşılamayan hususlarda ise dava açılabilmesi mümkündür. Tarafların anlaşamadığına dair düzenlenen tarafların, avukatlarının veya kanuni temsilcilerinin ve arabulucunun imzasını içeren anlaşamama tutanağı, İş Mahkemesinde açılacak davanın dava dilekçesinin ekine eklenmelidir. Aksi takdirde mahkeme tarafından bu tutanağın ibrazı için süre verilir. Bu sürede de tutanak eğer dava dosyasına ibraz edilmezse dava usulden reddedilir. Bu prosedür, arabuluculuk sürecinin dava şartı niteliğini vurgular.

11. Sıkça Sorulan Sorular

Arabuluculuk Zamanaşımını Keser mi?

İhtiyari arabuluculukta arabulucuya başvurmak zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri kesmez, durdurmaz. Ancak zorunlu arabuluculuğun söz konusu olduğu durumlarda arabulucuya başvurmak zamanaşımını keser, durdurur.

İcra Takibi İçin Arabulucuya Başvurmak Zorunlu Mudur?

Zorunlu Arabuluculuk İş, Tüketici ve Ticaret Mahkemeleri nezdinde açılacak bazı davalar için öngörülmüş olup icra takibi yapabilmek için zorunlu arabulucuya başvurma şartı bulunmamaktadır. İcra takipleri, doğrudan icra daireleri aracılığıyla başlatılır.

Arabuluculuk Avukatlık Ücreti Ne Kadar?

Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, avukat, 2023 yılı için 2.400,00 TL maktu ücrete hak kazanır. Ancak, bu ücret asıl alacağı geçemez. Aynı vekille dava yoluna gidilirse arabuluculuk sürecinde avukata ödenen tutar, dava sürecinde ödenecek asgari tutardan mahsup edilir.

Arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanması durumunda, konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen işlerde avukatlık ücreti; arabuluculuk sonucunda arabuluculuk anlaşma belgesinin imzalanması halinde, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin üçüncü kısmına göre hesaplanan ücretin dörtte bir fazlası olarak belirlenir. Yani bu durumda ücret yüzde usulüne göre belirlenecektir.

Konusu para olmayan veya para ile değerlendirilemeyen işlerde avukatlık ücreti; arabuluculuk sonucunda arabuluculuk anlaşma belgesinin imzalanması halinde, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin ikinci kısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre öngörülen maktu ücretin dörtte bir fazlası olarak belirlenir.

İş davalarında zorunlu arabuluculuk, taraflar arasında dostane çözümler üretme potansiyeli taşıyan ve yargı sistemini rahatlatan önemli bir mekanizmadır. Sürecin doğru anlaşılması ve etkin bir şekilde yönetilmesi, hem işçi hem de işveren açısından hak kayıplarının önüne geçilmesi ve hızlı sonuçlar alınması adına kritik bir rol oynamaktadır.

Bu Yazıyı Paylaşın

Hukuki Sorularınıza Güvenilir ve Hızlı Çözümler

Aile hukuku, iş hukuku, sözleşme danışmanlığı, icra takibi ve arabuluculuk başta olmak üzere hukuki süreçlerinizde hak kaybı yaşamamak adına profesyonel destek alın.

Hukuki Danışmanlık