Avukat Muhammet Gül
Avukat Muhammet Gül
Makalelere Dön
Arabuluculuk

Tüketici Davalarında Zorunlu Arabuluculuk

Av. Muhammet Gül 12 dk okuma
Tüketici Davalarında Zorunlu Arabuluculuk

Tüketici Davalarında Zorunlu Arabuluculuk: Kapsamı, Süreci ve İstisnaları

Tüketici uyuşmazlıklarının çözümünde, mahkeme süreçlerinin uzunluğu ve maliyeti göz önüne alındığında, arabuluculuk önemli bir alternatif çözüm yolu olarak öne çıkmaktadır. Türkiye'de belirli parasal sınırlar üzerindeki tüketici uyuşmazlıkları için dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale getirilmiştir. Bu zorunluluk, yargı sisteminin üzerindeki yükü hafifletmeyi, uyuşmazlıkların daha hızlı, ekonomik ve tarafların uzlaşısıyla sonuçlanmasını amaçlar.

Bu kapsamlı rehberde, tüketici davalarında zorunlu arabuluculuğun temel prensiplerini, hangi durumları kapsadığını, istisnalarını, arabuluculuk sürecinin nasıl işlediğini, tarafların hak ve yükümlülüklerini, süreleri, ücretlendirmeyi ve arabuluculuk sonrası ortaya çıkabilecek hukuki sonuçları detaylı bir şekilde inceleyeceğiz. Amacımız, tüketicilerin ve ilgili tarafların bu süreci eksiksiz anlamalarına yardımcı olmaktır.

1. Tüketici Davaları Nelerdir?

Tüketici davaları, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalardır. Bu davalar, genellikle 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilir.

Tüketici işlemi; 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem şeklinde tanımlanmıştır.

Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere, bir işlemin tüketici işlemi olarak kabul edilebilmesi için işlemin bir tarafının tüketici olması gerekmektedir. Tüketici ise, herhangi bir ticari amacı olmadan tüketim amacıyla hareket eden, bireysel kullanıcıları ifade eder.

Kural olarak, bir hukuki ilişkinin tarafı tüketici olduğu müddetçe o hukuki ilişkiden kaynaklanan davalar da tüketici davaları kapsamında Tüketici Mahkemeleri'nde görülecektir. Bununla birlikte, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen mutlak ticari davalar bakımından ise her halükarda Ticaret Mahkemeleri görevli kabul edilecektir. Yani, bir uyuşmazlık hem tüketici işlemi hem de mutlak ticari dava niteliğindeyse, Ticaret Mahkemesi yetkili olacaktır.

1.1. Tüketici Davası ile Tüketici Hakem Heyeti Başvurusunun Farkları Nelerdir?

Tüketici davaları ile tüketici hakem heyeti başvurusu aynı hukuki amaca hizmet eder: Tüketicinin haklarını korumak ve uyuşmazlıkları çözmek. Ancak aralarında önemli farklar bulunmaktadır:

  • Parasal Sınır: Tüketici hakem heyeti başvurularının en belirgin özelliği, parasal sınır altında kalan uyuşmazlıkları dava yoluna gitmeden hızlıca çözümlemek ve tüketicinin lehine olacak şekilde yargılamayı hızlandırmaktır. 2024 yılı için yapılacak başvurularda değeri 104.000 TL (yüz dört bin) Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda, İl veya İlçe Tüketici Hakem Heyetleri görevlidir. Bu tutarın üzerinde kalan uyuşmazlıklarda ise Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurmadan, arabuluculuk sürecinin izlenmesinin ardından Tüketici Mahkemeleri'nde dava açılması mümkündür.
  • Hız ve Basitlik: Tüketici hakem heyeti başvuruları, tüketici davalarından çok daha hızlı sonuçlandırılmakta olup tamamen tüketicinin korunmasına yönelik basitleştirilmiş bir uygulamadır.
  • Zorunlu Arabuluculuk Şartı: Tüketici hakem heyeti başvurusunun tüketici davalarından bir diğer farkı ise tüketici davalarında zorunlu arabuluculuk şartı bulunmasına rağmen tüketici hakem heyeti başvurularında bu şekilde bir şart bulunmamasıdır. Yukarıda belirtilen parasal sınırı geçmemek şartıyla tüketiciler, dava açmadan arabuluculuk yoluna da başvurmadan doğrudan tüketici hakem heyeti başvurusu ile haklarını arayabileceklerdir. Kanun koyucu, tüketici uyuşmazlıklarının, arabuluculuk yoluyla kolay, hızlı ve ekonomik şekilde çözümlenmesini amaçlamıştır. Ancak arabuluculuk aşamasında çözümlenemeyen uyuşmazlıklarda tüketicinin dava yoluyla hak aramasını da kolaylaştırmayı hedefleyen kanun koyucu, tüketici davalarını harçtan muaf tutmuştur.

2. Tüketici Davalarında Zorunlu Arabuluculuk

Tüketici davalarında dava şartı olan zorunlu arabuluculuk, uyuşmazlıkların daha hızlı çözümlenmesi, yargılama masraflarının düşürülmesi ve yargı sistemi üzerindeki iş yükünün azaltılması için getirilmiştir.

Bu kurala göre, Tüketici Mahkemesi'nde dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmalı ve söz konusu uyuşmazlık, öncelikle her iki tarafın da katıldığı bu arabuluculuk görüşmesinde çözülmeye çalışılmalıdır.

Zorunlu arabuluculuk şartı, dava şartı niteliğindedir. Dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmamışsa, Tüketici Mahkemesi davayı, dava şartı yokluğu nedeniyle reddedecektir.

Davanın zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmediğinden reddedilmesi durumunda, zamanaşımı süreleri geçmemişse, zorunlu arabuluculuk şartı tamamlanarak davanın yeniden açılması mümkündür.

Kural bu olmakla birlikte Tüketici Mahkemesi’nde dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmanın zorunlu olmadığı birtakım durumlar da mevcuttur. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a göre zorunlu arabuluculuk şartının istisnaları şunlardır:

  • Tüketici hakem heyetinin görevi kapsamında olan uyuşmazlıklar: Belirlenen parasal sınırın altında kalan uyuşmazlıklar doğrudan hakem heyetine götürülebilir.
  • Tüketici hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar: Hakem heyeti kararına karşı açılacak davalar için arabuluculuk şartı aranmaz.
  • Tüketici örgütleri tarafından açılan davalar: Genel olarak tüketicilerin haklarını koruma amacıyla dernek veya vakıf gibi tüketici örgütlerinin açtığı davalar bu kapsamdadır.
  • Üretimin veya satışın durdurulması ve malın toplatılması amacıyla açılan davalar: Kamu sağlığı ve güvenliği gibi acil durumlar gerektiren davalarda arabuluculuk zorunlu değildir.
  • Taşınmazın aynından doğan davalar: Taşınmazın mülkiyetine veya ayni haklarına ilişkin davalar, arabuluculuk şartına tabi değildir.

Şu durumda, tüketici davaları bakımından dava açılmadan önce zorunlu olarak arabuluculuk yoluna başvurulması gerekmekteyse de bu sayılan istisnai durumlarda arabuluculuk yoluna başvurulmadan doğrudan dava açılması mümkün olacaktır.

3. Arabuluculuk Süreci

Tüketici davalarında arabuluculuk süreci, belirli adımları takip eder ve her bir aşamanın kendine özgü önemi ve prosedürleri bulunur.

3.1. Arabulucuya Başvuru

Tüketici davaları kapsamında arabuluculuğa başvurmak isteyen taraf, karşı tarafın, karşı taraf birden fazla ise bunlardan herhangi birinin ikametgahının bulunduğu yerdeki adliyede bulunan arabuluculuk bürosuna, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne başvurur.

Tarafların arabulucuya başvurma süreleri, davaların zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri ile aynıdır. Arabulucuya başvurmanın zamanaşımına etkisine aşağıda ayrıca değinilecektir.

3.2. Arabulucunun Seçilmesi

Arabuluculuk başvurusu akabinde, Arabuluculuk Daire Başkanlığı tarafından listelenen ve ilgili komisyon başkanlıklarına bildirilen listeden seçilmek kaydıyla arabuluculuk bürosu tarafından bir arabulucu belirlenir. Ancak taraflar, bu listede bulunması kaydıyla ortak bir arabulucu üzerinde anlaşarak uyuşmazlıklarında kimin arabulucu olacağına kendileri de karar verebilir.

Arabulucunun büro tarafından atanması durumunda arabulucu, büronun yetkili olup olmadığını kendiliğinden dikkate almaz. Ancak yetki itirazı olan taraf, en geç ilk oturumda yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer ile ilgili belgeleri de sunarak yetkisiz arabuluculuk bürosuna başvurulduğu iddiasında bulunabilir. Arabulucu böyle bir durumda kendiliğinden yetki incelemesi yapamaz. Dosyayı derhal ilgili Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmek üzere büroya teslim eder ve Mahkeme harç almaksızın yetkiyi inceler, kesin olarak karara bağlar.

3.3. Arabuluculuk Süreci Uygulamaları

Arabulucu, taraflarla kendiliğinden iletişime geçerek tarafların görüşme yeri ve saati konusunda bilgilenmesini sağlayacaktır. Arabulucu, tarafların iletişim bilgilerini büro tarafından kendisine verilmesi sebebiyle zaten sahip olacaktır. Ancak bu bilgilerle taraflara ulaşamayan arabulucu, kendiliğinden araştırma yaparak da tüm iletişim vasıtalarıyla taraflara ulaşabilir. Taraflara ulaşan arabulucu görevlendirme konusunda tarafları bilgilendirir ve tarafları ilk toplantıya davet eder.

Arabuluculuk görüşmelerine taraflar bizzat katılabileceği gibi tarafların özel yetki verdiği avukatları veya kanuni temsilcileri de katılabilir.

Taraflar arabuluculuk görüşmeleri esnasında karşılıklı taleplerini belirterek ortak bir noktada anlaşmaya çalışacaklardır. Bu süreçte arabulucu, taraflara eşit bir şekilde davranmak ve müzakerenin eşit şartlar altında ilerlemesini sağlamakla yükümlüdür. Eğer taraflar çözüm üretemiyorlarsa arabulucu da taraflara bir çözüm önerisinde bulunabilir.

Arabuluculuk, gizli yürütülmesi gereken bir süreçtir. Arabulucunun arabuluculuk faaliyeti nedeniyle elde ettiği tüm bilgi ve belgeleri gizli tutmakla yükümlüdür. Taraflar da bu belgeleri olası bir davada veya tahkim yargılamasında kullanamayacaklardır. Olası bir dava veya tahkim yargılamasında delil olarak ileri sürülemeyecek beyan ve belgeler Arabuluculuk Kanunu’nda şu şekilde açıklanmıştır:

  • Taraflarca yapılan arabuluculuk daveti veya bir tarafın arabuluculuk faaliyetine katılma isteği.
  • Uyuşmazlığın arabuluculuk yolu ile sona erdirilmesi için taraflarca ileri sürülen görüşler ve teklifler.
  • Arabuluculuk faaliyeti esnasında, taraflarca ileri sürülen öneriler veya herhangi bir vakıa veya iddianın kabulü.
  • Sadece arabuluculuk faaliyeti dolayısıyla hazırlanan belgeler.

Arabulucu, arabuluculuk yoluna başvuran taraflara eşit ve tarafsız bir şekilde yaklaşmakla ve görevini şahsen yerine getirmekle yükümlüdür. Arabulucu, bu sıfatla görev yaptığı uyuşmazlıkla ilgili olarak açılan davada, daha sonra taraflardan birinin avukatı olarak görev üstlenemez. Bu, arabulucunun tarafsızlığını korumasının temel bir gerekliliğidir.

3.4. İlk Oturum

Arabulucunun tarafları müzakereye davet etmesinin ardından tarafların bu süreçte ilk kez bir araya gelmesi ile ilk oturum gerçekleşmiş olur. Bu oturumun gerçekleştiği arabulucu tarafından tutanak altına alınır. İlk oturuma katılımın ve mazeretsiz bir şekilde katılmamanın önemine aşağıda ayrıca değinilecektir.

3.5. Son Oturum

Arabulucu, ilk oturumun ardından tutanak tutması gerektiği gibi son oturumda da son tutanağı tutması gerekmektedir. Arabuluculuk son tutanağı, dava şartı arabuluculuk bakımından oldukça önem arz etmektedir. Zira bu tutanak, açılacak olası bir davada dava dilekçesine eklenmezse ve mahkeme tarafından verilen süreye rağmen yine ibraz edilmezse açılan dava, dava şartı yokluğu sebebiyle reddedilecektir. Ayrıca bu tutanağın ardından zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemeye devam edecektir.

4. Arabuluculuk Sürecinde Tarafların Hak ve Yükümlülükleri

Arabuluculuk sürecinde arabulucunun ve arabuluculuğa başvuran tarafların hak ve yükümlülükleri bulunmaktadır.

Arabuluculuk, tamamen gizli yürütülmesi gereken bir süreçtir. Arabuluculuğun gizli olması, taraflar için bir hak olmakla beraber aynı zamanda bir yükümlülüktür. Taraflar, arabuluculuk sürecinin gizli kalmasını isteme hakkına sahip olduğu gibi bu süreci gizli tutmakla da yükümlüdürler. Ayrıca arabulucu da arabuluculuk faaliyeti nedeniyle elde ettiği tüm bilgi ve belgeleri gizli tutmakla yükümlüdür. Arabuluculuk sürecinde gizliliğe aykırı davranılması sebebiyle bir kişinin hukuken korunan menfaatine zarar veren kişi, Arabuluculuk Kanunu’nun 33. Maddesine göre şikayet üzerine 6 aya kadar hapis cezası ile cezalandırılabilecektir.

Arabuluculuk süreci tarafların rızasına dayalı iradi bir süreç niteliğinde olup, taraflar arabuluculuk sürecine katılmak zorunda değillerdir. Ancak dava şartı zorunlu arabuluculuk söz konusu olduğunda dava açmak isteyen tarafın arabuluculuk sürecini zorunlu olarak izlemesi gerekmektedir. Yine dava şartı arabuluculukta, davada davalı olacak taraf da eğer iradi olarak arabuluculuk görüşmelerine katılmazsa bunun birtakım olumsuz sonuçları olacaktır.

Arabuluculuk sürecinde taraflar daima eşit haklara sahiptir. Arabulucu, bir tarafa ne şekilde davranıyorsa diğer tarafa da eşit şekilde davranmakla yükümlüdür. Taraflara verilen söz hakkı süreleri eşit olmalı ve eşitsizlik yaratabileceği düşünülen tüm hususların arabulucu tarafından önüne geçilmelidir.

Ayrıca bu noktada önemle belirtmek gerekir ki tarafların zorunlu arabuluculuk görüşmelerine katılmaması durumunda mazeretsiz bir şekilde katılmayan taraf aleyhine yargılama giderlerinin üzerinde bırakılması gibi birtakım olumsuz sonuçlar doğmaktadır. Ancak bu durum iş ve ticaret davalarında söz konusu olup tüketici yargılama giderlerinden muaf tutulmuştur. Bu, tüketicinin korunması prensibinin bir uzantısıdır.

5. Arabuluculuk Sürecinde Temsil

Taraflar, arabuluculuk görüşmelerine bizzat katılabileceği gibi avukatları veya kanuni temsilcileri aracılığıyla da katılabilirler. Tüketici uyuşmazlıklarının teknik ve hukuki boyutları göz önüne alındığında, bir avukatın temsili, tüketicinin haklarını daha etkin savunmasına yardımcı olabilir.

6. Arabuluculuk Sürecinde Süreler ve Zamanaşımı

Arabulucu, arabulucu olarak görevlendirildiği tarihten itibaren 3 haftalık süre içerisinde yapılan arabuluculuk başvurusunu sonuçlandırır. Zorunlu hallerde bu süre arabulucu tarafından bir haftalığına uzatılabilir. Bu, tüketici uyuşmazlıklarının hızlı bir şekilde çözümlenmesini teşvik eden bir süredir.

Zorunlu arabuluculuk söz konusu olduğunda arabuluculuk bürosuna başvurulduğu tarihten arabuluculuk son tutanağının imzalanmasına kadar geçen süreçte zamanaşımı süreleri durur ve hak düşürücü süreler işlemez. Bu durum, taraflara uyuşmazlığı mahkemeye taşımadan çözmek için ek zaman tanır ve hak kayıplarının önüne geçer. İhtiyari arabuluculukta ise arabulucuya başvurmanın zamanaşımı ve hak düşürücü sürelere bir etkisi olmayacaktır.

7. Arabuluculuk Ücreti

Arabulucu, yürütmüş olduğu arabuluculuk faaliyeti karşısında ücret ve masrafları isteme hakkına sahiptir. Hatta öyle ki arabulucu henüz faaliyete başlamadan ücret ve masraflar için avans da talep edebilir. Eğer aksi kararlaştırılmamışsa, arabulucunun ücreti, faaliyetin sona erdiği tarihte yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenir. Taraflar, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin altında bir ücret kararlaştırılamaz. Arabulucunun ücreti ile arabulucunun taraflar arasındaki uyuşmazlık için yapmış olduğu masraflar, taraflarca eşit şekilde karşılanır. Ancak taraflar aralarında bir tarafın ücretin ve masrafların tamamını veyahut daha büyük kısmını ödemesi konusunda anlaşmaya varabilirler.

Arabuluculuk sürecinde taraflara ulaşılamaması, tarafların görüşmelere katılmaması, ya da tarafların anlaşamamaları hâlinde arabuluculuk ücreti, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. Bu, tüketicinin sürece katılımını teşvik eden önemli bir güvencedir.

Arabuluculuk faaliyeti sonunda açılan davanın tüketici lehine sonuçlanması hâlinde arabuluculuk ücreti, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre davalıdan tahsil olunarak bütçeye gelir kaydedilir.

Arabuluculuk ücreti, konusu para olan ya da para ile değerlendirilen ve para olmayan ve para ile değerlendirilmeyen hususlar olması bakımından farklılık arz etmektedir. Arabulucu Asgari Ücret Tarifesine göre konusu para olan ya da para ile değerlendirilebilen hususlarda arabuluculuk ücreti yüzde hesabı ile oluşurken konusu para olmayan veya para ile değerlendirilemeyen hususlarda arabuluculuk ücreti saat ve taraf sayısına göre belirlenmektedir.

8. Arabuluculuğun Sona Ermesi

Arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşması durumunda arabuluculuk faaliyetinin sonucu, tarafların anlaşıp anlaşamadıkları, arabuluculuk sürecinin nasıl sonuçlandığı arabulucu tarafından düzenlenen bir tutanak ile belgelendirilir. Bu tutanak taraflarca veya varsa avukatları ya da kanuni temsilcileri tarafından imzalanır. Eğer bu belge taraflar, kanuni temsilcileri veya avukatlarınca imzalanmazsa, sebebi belirtilmek suretiyle sadece arabulucu tarafından imzalanır.

Taraflar eğer arabuluculuk faaliyeti sonunda bir anlaşmaya varmışlarsa anlaşılan bu hususlar hakkında daha sonradan taraflarca dava açılamaz. Anlaşma, kesin hüküm niteliğinde bir sonuç doğurur ve uyuşmazlığı nihai olarak çözer.

Arabulucuda anlaşılamaması halinde bu hususun işlendiği son tutanak düzenlenir. Söz konusu tutanak dava dilekçesine eklenerek Tüketici Mahkemelerinde söz konusu uyuşmazlığa ilişkin dava açılabilir. Tutanak eklenmeden mahkemeye başvurulması halinde mahkemece davacıya tutanağı sunması gerektiği aksi halde davasının usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtara rağmen eğer tutanak mahkemeye sunulmazsa dava usulden reddedilir.

9. İcra Edilebilirlik Şerhi

Tüketici davalarında arabuluculuk sonucunda taraflar anlaşmaya varırlarsa bu anlaşma belgesinin icra edilebilirlik etkisi kazanması için şerh verilmesi gerekmektedir. Taraflar bu belgenin icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesini arabulucunun görev yaptığı yerdeki Sulh Hukuk Mahkemesi’nden talep edebilir. Bu şerhi içeren anlaşma, ilam niteliğinde belge sayılır. Yani mahkeme kararına eşdeğer nitelikte bir belge sayılır ve doğrudan icra edilebilir.

Taraflar, tarafların avukatları ve arabulucu tarafından birlikte imzalanan anlaşma belgesi icra edilebilirlik şerhi aranmadan ilam niteliğinde belge sayılır. Yani tarafların imzasıyla birlikte tarafların avukatlarının imzasını ve arabulucunun imzasını içeren anlaşma belgesinin icra edilebilirlik kazanması için ayrıca bir mahkeme kararına gerek bulunmamaktadır. Bu tutanaklar doğrudan icra edilebilecektir.

10. Arabuluculuk Sonrası Dava Açılması

Taraflar eğer arabuluculuk faaliyeti sonunda bir anlaşmaya varmışlarsa anlaşılan bu hususlar hakkında daha sonradan taraflarca dava açılamaz. Anlaşma, uyuşmazlığın kesin olarak çözüldüğü anlamına gelir ve hukuki kesinlik sağlar.

Arabuluculukta anlaşılamayan hususlarda ise dava açılabilmesi mümkündür. Tarafların anlaşamadığına dair düzenlenen tarafların, avukatlarının veya kanuni temsilcilerinin ve arabulucunun imzasını içeren anlaşamama tutanağı, Tüketici Mahkemesinde açılacak davanın dava dilekçesinin ekine eklenmelidir. Aksi takdirde mahkeme tarafından bu tutanağın ibrazı için süre verilir. Bu sürede de tutanak eğer dava dosyasına ibraz edilmezse dava usulden reddedilir. Bu prosedür, zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirildiğinin bir ispatı niteliğindedir.

11. Sıkça Sorulan Sorular

Arabuluculuk Zamanaşımını Keser mi?

İhtiyari arabuluculukta arabulucuya başvurmak zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri kesmez, durdurmaz. Ancak zorunlu arabuluculuğun söz konusu olduğu durumlarda arabulucuya başvurmak zamanaşımını keser, durdurur. Arabuluculuk son tutanağının imzalanmasının ardından süreler tekrardan işlemeye devam edecektir.

İcra Takibi İçin Arabulucuya Başvurmak Zorunlu mudur?

Zorunlu Arabuluculuk İş, Tüketici ve Ticaret Mahkemeleri nezdinde açılacak bazı davalar için öngörülmüş olup icra takibi yapabilmek için zorunlu arabulucuya başvurma şartı bulunmamaktadır. İcra takipleri, doğrudan icra daireleri aracılığıyla başlatılır ve arabuluculuk aşaması zorunlu değildir.

Arabuluculuk Avukatlık Ücreti Ne Kadar?

Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, avukat, 2024 yılı için 2.400,00 TL maktu ücrete hak kazanır (bu ücretin asıl alacağı geçemeyeceği unutulmamalıdır). Aynı vekille dava yoluna gidilirse arabuluculuk sürecinde avukata ödenen tutar, dava sürecinde ödenecek asgari tutardan mahsup edilir.

Arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanması durumunda, konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen işlerde avukatlık ücreti; arabuluculuk sonucunda arabuluculuk anlaşma belgesinin imzalanması halinde, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin üçüncü kısmına göre hesaplanan ücretin dörtte bir fazlası olarak belirlenir. Yani bu durumda ücret, uyuşmazlığın anlaşılan miktarı üzerinden yüzde usulüne göre hesaplanacaktır.

Konusu para olmayan veya para ile değerlendirilemeyen işlerde avukatlık ücreti; arabuluculuk sonucunda arabuluculuk anlaşma belgesinin imzalanması halinde, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin ikinci kısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre öngörülen maktu ücretin dörtte bir fazlası olarak belirlenir.

Tüketici davalarında zorunlu arabuluculuk, tüketicilerin haklarını daha hızlı, ekonomik ve etkin bir şekilde arayabilmelerini sağlayan önemli bir hukuki düzenlemedir. Tüketici Hakem Heyetleri ile birlikte, arabuluculuk da tüketici uyuşmazlıklarının mahkeme öncesi çözümünde kilit bir rol oynamaktadır. Bir tüketici olarak haklarınızı korumak ve uyuşmazlıklarınızı çözüme kavuşturmak için arabuluculuk süreçleri hakkında bilgi sahibi olmak ve gerektiğinde profesyonel hukuki destek almak faydalı olacaktır.

Bu Yazıyı Paylaşın

Hukuki Sorularınıza Güvenilir ve Hızlı Çözümler

Aile hukuku, iş hukuku, sözleşme danışmanlığı, icra takibi ve arabuluculuk başta olmak üzere hukuki süreçlerinizde hak kaybı yaşamamak adına profesyonel destek alın.

Hukuki Danışmanlık