Avukat Muhammet Gül
Avukat Muhammet Gül
Makalelere Dön
Arabuluculuk

Ortaklığın Giderilmesi Davalarında Zorunlu Arabuluculuk

Av. Muhammet Gül 11 dk okuma
Ortaklığın Giderilmesi Davalarında Zorunlu Arabuluculuk

Ortaklığın Giderilmesi Davalarında Zorunlu Arabuluculuk: Kapsamlı Rehber

Gayrimenkul veya taşınır mallar üzerindeki ortak mülkiyet ilişkilerini sona erdirmeyi amaçlayan ortaklığın giderilmesi davaları, hukuk sistemimizde önemli bir yer tutar. Yaygın adıyla izale-i şüyu davası olarak bilinen bu hukuki süreç, 5 Nisan 2023 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 37. maddesiyle köklü bir değişikliğe uğradı. Bu düzenleme ile 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren ortaklığın giderilmesi davaları için zorunlu arabuluculuk şartı getirilmiştir. Bu rehber, söz konusu değişikliğin detaylarını, arabuluculuk sürecinin işleyişini ve tarafların hak ve yükümlülüklerini kapsamlı bir şekilde ele alacaktır.

Ortaklığın Giderilmesi Davası Nedir?

Ortaklığın giderilmesi davası, paylı veya elbirliği mülkiyetine tabi olan taşınır veya taşınmaz mallar üzerindeki ortaklığın sona erdirilmesi ve malın ferdî mülkiyete geçirilmesi veya satılarak bedelinin paydaşlar arasında paylaştırılması amacıyla açılan özel bir dava türüdür. Bu davayı, ortak mülkiyet konusu malın herhangi bir paydaşı veya ortağı açabilir.

Dava sürecinde öncelikli olarak, malın fiziken bölünebilir olup olmadığı yani aynen taksim yoluyla paydaşlar arasında paylaştırılıp paylaştırılamayacağı değerlendirilir. Eğer malın niteliği veya paydaşların durumu aynen taksime elverişli değilse, bu durumda malın açık artırma veya pazarlık usulüyle satılmasına ve elde edilen bedelin paydaşlar arasında hisseleri oranında paylaştırılmasına karar verilir.

Önemle belirtmek gerekir ki, ortaklığın giderilmesi davaları yalnızca taşınmaz mallarla sınırlı değildir. Otomobil, miras olarak kalan para, ziynet eşyaları gibi taşınır mallar için de ortaklığın giderilmesi davası açılabilir.

Ortaklığın Giderilmesi Davalarında Dava Şartı Olarak Zorunlu Arabuluculuk

Daha önce de bahsedildiği gibi, 7445 sayılı Kanun'un 37. maddesiyle ortaklığın giderilmesi davalarına zorunlu arabuluculuk şartı getirilmiştir. Bu düzenleme, 01.09.2023 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiştir. Bu tarihten sonra açılacak tüm ortaklığın giderilmesi davalarında, dava açmadan önce arabuluculuk kurumuna başvurmak zorunlu hale gelmiştir.

Eğer bu tarihten sonra açılacak bir davada arabuluculuk yoluna başvurulmamışsa, dava dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddedilecektir. Ancak, 7445 sayılı Kanun'da açıkça belirtildiği üzere, bu düzenleme 01.09.2023 tarihinden önce açılmış olan davalar için geçerli değildir. Yani, bu tarihten önce açılmış ve halen devam eden davalarda arabuluculuğa başvurma zorunluluğu bulunmamaktadır. Kanun koyucu, kanunun yürürlüğe girmesinden önce başlamış olan yargılamaları bu zorunluluk dışında tutarak hukukî istikrarı sağlamayı hedeflemiştir.

Ortaklığın Giderilmesi Davalarında İhtiyari Arabuluculuk

Ortaklığın giderilmesi davaları için zorunlu arabuluculuk süreci 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe girmiş olsa da, bu tarihten önce açılmış davalar için arabulucuya başvurma şartı bulunmamaktadır. Ancak, paydaşlar bu tarihten önce açılmış davalar için dahi isteğe bağlı (ihtiyari) arabuluculuk yoluna başvurabilirler.

İhtiyari arabuluculukta önemli bir ayrım bulunmaktadır: eğer paydaşlar elbirliği mülkiyetine sahipse, ihtiyari arabuluculuk yoluna başvurmak için tüm paydaşların birlikte başvurması ve oybirliği sağlaması gerekmektedir. Ancak, zorunlu arabuluculuk durumunda, elbirliği mülkiyetiyle sahip olunan mallarla ilgili olarak, taraflardan her biri arabuluculuk yoluna başvurabilir. Bu durum, zorunlu arabuluculuğun çözüm odaklı ve hızlı sonuç alma amacını desteklemektedir.

Arabuluculuk Süreci

Arabuluculuk, uyuşmazlıkların dostane yollarla çözüme kavuşturulmasını hedefleyen, tarafsız bir üçüncü kişi olan arabulucunun rehberliğinde yürütülen esnek bir süreçtir.

Arabulucuya Başvuru

Ortaklığın giderilmesi davalarında arabuluculuk yoluna başvuracak taraf, eğer bir taşınmazın paylaştırılmasını amaçlıyorsa, taşınmazın bulunduğu yerdeki arabuluculuk bürosuna başvurabilir. Taşınmaz dışındaki bir malvarlığının paylaştırılmasını amaçlıyorsa, karşı tarafın yerleşim yerindeki arabuluculuk bürosuna başvurabilir. Karşı taraf birden fazla kişiyse, bu taraflardan herhangi birinin yerleşim yerindeki arabuluculuk bürosuna da başvuru yapılabilir. Arabuluculuk bürosu bulunmayan bölgelerde ise, adliyelerdeki görevlendirilmiş yazı işleri müdürlüklerine başvuru yapılabilir.

Arabulucunun Seçilmesi

Taraflardan birinin arabuluculuğa başvurması durumunda, Arabuluculuk Daire Başkanlığı tarafından belirlenen bir listeden, ilgili komisyon başkanlıklarına bildirilen arabulucular arasından bir seçim yapılarak arabulucu atanır. Ancak, taraflar bu listede yer alması koşuluyla ortak bir arabulucu üzerinde anlaşarak uyuşmazlıklarında kimin arabulucu olacağına kendileri de karar verebilirler.

Arabulucunun büro tarafından atanması durumunda arabulucu, büronun yetkili olup olmadığını kendiliğinden dikkate almaz. Ancak, yetki itirazı olan taraf, en geç ilk oturumda yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer ile ilgili belgeleri de sunarak yetkisiz arabuluculuk bürosuna başvurulduğu iddiasında bulunabilir. Bu durumda arabulucu kendiliğinden yetki incelemesi yapamaz ve dosyayı derhal ilgili Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmek üzere büroya teslim eder. Mahkeme, harç almaksızın yetkiyi inceler ve kesin olarak karara bağlar.

Arabuluculuk Süreci Uygulamaları

Görevlendirilen arabulucu, arabuluculuk bürosu tarafından sağlanan iletişim bilgilerini kullanarak taraflarla iletişime geçer ve toplantı yeri ile saati hakkında bilgi alışverişinde bulunur. Eğer iletişim bilgileri eksik veya hatalıysa, arabulucu kendi inisiyatifiyle araştırma yaparak taraflara ulaşmaya çalışabilir. Taraflara ulaşan arabulucu, görevlendirme süreci hakkında tarafları bilgilendirir ve ilk toplantıya katılmaları için davet eder.

Arabuluculuk toplantılarına, tarafların yanı sıra avukatları veya yasal temsilcileri de katılabilirler. Taraflar, arabuluculuk görüşmeleri sırasında taleplerini dile getirir ve ortak bir anlaşmaya varabilmek için çaba sarf ederler. Arabulucu, taraflara eşit muamelede bulunarak adil bir müzakere ortamı sağlama sorumluluğunu taşır. Eğer taraflar kendi aralarında çözüm bulamazlarsa, arabulucu olası bir çözüm önerisi sunabilir.

Ortaklığın giderilmesi davalarının zorunlu arabuluculuk kapsamına alınmasıyla birlikte, sürecin doğası gereği ortaya çıkan bazı soru işaretleri bulunmaktadır. Özellikle taraf sayısının fazla olması, paydaşlardan bir veya birkaçının ölmüş olma olasılığı ve bu durumda mirasçılık belgesinin gerekliliği gibi konular, sürecin işleyişi açısından önemli hususlardır. Bu konularda henüz net bir yol haritası belirlenmemiştir, ancak uygulamanın gelişimiyle birlikte pratik çözümlerin ortaya çıkması beklenmektedir.

Gizlilik, arabuluculuk sürecinin temel ilkelerinden biridir. Arabulucu, arabuluculuk faaliyeti sırasında elde ettiği tüm bilgi ve belgeleri gizli tutma yükümlülüğü taşır. Taraflar da bu bilgileri, olası bir dava veya tahkim yargılamasında kullanma hakkına sahip değildirler. Arabuluculuk Kanunu'nda, olası bir dava veya tahkim yargılamasında delil olarak sunulamayacak beyan ve belgeler şu şekilde açıklanmıştır:

  • Taraflarca yapılan arabuluculuk daveti veya bir tarafın arabuluculuk faaliyetine katılma isteği.
  • Uyuşmazlığın arabuluculuk yolu ile sona erdirilmesi için taraflarca ileri sürülen görüşler ve teklifler.
  • Arabuluculuk faaliyeti esnasında, taraflarca ileri sürülen öneriler veya herhangi bir vakıa veya iddianın kabulü.
  • Sadece arabuluculuk faaliyeti dolayısıyla hazırlanan belgeler.

Arabulucu, arabuluculuk yoluna başvuran taraflara eşitlik ve tarafsızlık ilkesine uygun bir yaklaşım sergilemek ve görevini kişisel olarak yerine getirmekle yükümlüdür. Arabulucu, bu nitelikle yürüttüğü uyuşmazlıkla ilgili olarak daha sonra taraflardan birinin avukatı olarak görev alamaz.

İlk Oturum

Arabulucu tarafından tarafların müzakereye katılması için davet edilmesi sonucunda, tarafların ilk defa bir araya geldiği toplantıya "ilk oturum" denir. Bu oturum, arabulucu tarafından tutanak altına alınır.

Son Oturum

Arabulucu, ilk oturumun ardından olduğu gibi son oturumda da bir tutanak tutmakla yükümlüdür. Arabuluculuk son tutanağı, dava şartı olan arabuluculuk açısından büyük önem taşımaktadır. Çünkü bu tutanak, olası bir dava açılması durumunda dava dilekçesine eklenmezse veya mahkeme tarafından verilen süre içinde sunulmazsa, dava şartı eksikliği nedeniyle dava reddedilir. Ortaklığın giderilmesi davalarında da 01.09.2023 tarihinden itibaren arabuluculuk zorunlu hale geldiği için, arabuluculuk son tutanağının dava dilekçesine eklenmesi gerekmektedir. Bu adım, davanın geçerliliğini sağlamak amacıyla son derece önemlidir.

Arabuluculuk Sürecinde Tarafların Hak ve Yükümlülükleri

Arabuluculuk sürecinde, arabulucunun hak ve yükümlülükleri bulunduğu gibi, arabuluculuğa başvuran tarafların da hak ve yükümlülükleri bulunmaktadır.

Gizlilik, arabuluculuk sürecinin temelini oluşturan en önemli unsurlardan biridir. Arabuluculuğun gizli olması, taraflar için bir hak olmakla beraber aynı zamanda bir yükümlülüktür. Taraflar, arabuluculuk sürecinin gizli kalmasını isteme hakkına sahip olduğu gibi bu süreci gizli tutmakla da yükümlüdürler. Ayrıca arabulucu da arabuluculuk faaliyeti nedeniyle elde ettiği tüm bilgi ve belgeleri gizli tutmakla yükümlüdür. Arabuluculuk sürecinde gizliliğe aykırı davranılması sebebiyle bir kişinin hukuken korunan menfaatine zarar veren kişi, Arabuluculuk Kanunu’nun 33. Maddesine göre yapılacak şikayet üzerine, 6 aya kadar hapis cezası ile cezalandırılabilecektir.

Arabuluculuk süreci iradi bir süreçtir. Taraflar, arabulucuya başvurmak, süreci devam ettirmek, sonuçlandırmak veya bu süreçten vazgeçmek konusunda serbesttirler. Ancak dava şartı zorunlu arabuluculuk söz konusu olduğunda, dava açmak isteyen tarafın arabuluculuk sürecini zorunlu olarak izlemesi gerekmektedir. Yine dava şartı arabuluculukta, davada davalı olacak taraf da eğer iradi olarak arabuluculuk görüşmelerine katılmazsa bunun birtakım olumsuz sonuçları olacaktır. Örneğin, yargılama giderlerinin davalı aleyhine hükmedilmesi gibi durumlar ortaya çıkabilir.

Arabuluculuk sürecinde taraflar daima eşit haklara sahiptir. Arabulucu, bir tarafa ne şekilde davranıyorsa diğer tarafa da eşit şekilde davranmakla yükümlüdür. Taraflara verilen söz hakkı süreleri eşit olmalı ve eşitsizlik yaratabileceği düşünülen tüm hususların arabulucu tarafından önüne geçilmelidir.

Arabuluculuk Sürecinde Temsil

Taraflar, arabuluculuk görüşmelerine bizzat kendileri katılabileceği gibi avukatları veya kanuni temsilcileri aracılığıyla da katılabilirler. Özellikle hukuki bilgi ve tecrübe gerektiren konularda, bir avukat aracılığıyla sürece katılmak, tarafların haklarını daha iyi korumalarına yardımcı olabilir.

Arabuluculuk Sürecinde Süreler ve Zamanaşımı

Zorunlu arabuluculuk uygulandığı durumlarda, arabuluculuk bürosuna başvurulduğu tarihten arabuluculuk son tutanağının imzalanmasına kadar geçen süreçte zamanaşımı süreleri durur ve hak düşürücü süreler işlemez. Genel bir kural olarak, arabuluculuk son tutanağının imzalanmasının ardından zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yeniden işlemeye başlar.

Ancak, ortaklığın giderilmesi davaları her zaman açılabilecek davalardan biri olduğundan, zamanaşımı veya hak düşürücü sürelere tabi değildir. Bu nedenle, ortaklığın giderilmesi davalarında arabuluculuk yoluna başvurmanın zamanaşımı veya hak düşürücü süre bakımından bir fark yaratması söz konusu değildir. Yani, bu dava türünde süre kısıtlaması bulunmadığından, arabuluculuk süreci zamanaşımını veya hak düşürücü süreleri etkilemeyecektir.

Arabuluculuk Ücreti

Arabulucu, yürütmüş olduğu arabuluculuk faaliyeti karşılığında ücret ve masrafları isteme hakkına sahiptir. Hatta arabulucu henüz faaliyete başlamadan ücret ve masraflar için avans da talep edebilir. Eğer aksi kararlaştırılmamışsa, arabulucunun ücreti, faaliyetin sona erdiği tarihte yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenir. Taraflar, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin altında bir ücret kararlaştıramazlar.

Arabuluculuk faaliyeti sonunda ortaklığın giderilmesi konusunda taraflar anlaşamazlar ve ortaklığın giderilmesi davası açılırsa, arabuluculuğa ilişkin maktu ücret Arabuluculuk bürosu tarafından arabulucuya ödenir. Dava sonucunda ise ödenen bu ücret paydaşlardan payları oranında tahsil edilir. Bu durum, anlaşma sağlanamaması halinde dahi arabulucunun emeğinin karşılığını almasını sağlamaktadır.

Arabuluculuğun Sona Ermesi

Arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşması durumunda, arabuluculuk faaliyetinin sonucu, tarafların anlaşıp anlaşamadıkları, arabuluculuk sürecinin nasıl sonuçlandığı arabulucu tarafından düzenlenen bir tutanak ile belgelendirilir. Bu tutanak taraflarca veya varsa avukatları ya da kanuni temsilcileri tarafından imzalanır. Eğer bu belge taraflar, kanuni temsilcileri veya avukatlarınca imzalanmazsa, sebebi belirtilmek suretiyle sadece arabulucu tarafından imzalanır.

Taraflar arabuluculuk sonucunda anlaşmaya varmışlarsa, bu hususlar hakkında daha sonra dava açamazlar. Bu, arabuluculuk anlaşmasının nihai bir çözüm niteliği taşıdığı anlamına gelir. Ancak arabuluculukta anlaşılamazsa, bu durum son oturum tutanağına işlenir. Bu tutanak dava dilekçesine eklenerek ortaklığın giderilmesi davası açılabilir. Eğer tutanak eklenmeden mahkemeye başvurulursa, mahkeme davacıya tutanağı sunması gerektiğini belirten bir ihtar içeren davetiye gönderir. Eğer ihtara rağmen tutanak mahkemeye sunulmazsa, dava usulden reddedilir. Bu durum, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk davalarında dava şartı niteliğini pekiştirmektedir.

İcra Edilebilirlik Şerhi

İş, Tüketici ve Ticaret davalarında, arabuluculuk son tutanağında tarafların avukatlarının imzasının bulunması halinde, bu belge icra edilebilir nitelikte kabul edilir. Ancak ortaklığın giderilmesine ilişkin olarak yürütülecek arabuluculuk sürecinde 7445 Sayılı Kanun’da farklı bir usul düzenlenmiştir. Bu kanuna göre, ortaklığın giderilmesi davaları için düzenlenen anlaşma belgesinin icra edilebilirliğini gösteren şerhin alınması zorunludur.

Taşınmazla ilgili anlaşma belgeleri için bu şerh, taşınmazın bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesinden alınır. Diğer anlaşma belgeleri için ise bu şerh, arabulucunun görev yaptığı yerdeki sulh hukuk mahkemesinden temin edilir.

Mahkeme taşınmazla ilgili anlaşma belgeleri bakımından yapacağı incelemede, anlaşma içeriğini, arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığını ve taşınmazlara ilişkin kanunlarda yer alan sınırlamalara uyulup uyulmadığı yönünden denetler; bu kapsamda kurum veya kuruluşlardan bilgi veya belge talep edebilir ve gerektiğinde duruşma açabilir. Bu denetim, arabuluculuk sonucu ortaya çıkan anlaşmaların hukuki uygunluğunu ve icra edilebilirliğini sağlamayı hedeflemektedir.

Arabuluculuk Sonrası Dava Açılması

Taraflar arabuluculuk süreci sonunda bir anlaşmaya varmışlarsa, anlaşılan hususlar hakkında daha sonra taraflar tarafından dava açılamaz. Bu, arabuluculuk anlaşmasının nihai ve bağlayıcı bir çözüm olduğu anlamına gelir. Ancak arabuluculuk sonucunda anlaşmaya varılamayan hususlarda dava açılabilmesi mümkündür.

Tarafların anlaşamadığına dair düzenlenen ve tarafların, avukatlarının veya kanuni temsilcilerinin ile arabulucunun imzalarını içeren anlaşmama tutanağı, açılacak olan ortaklığın giderilmesi davasının dava dilekçesine eklenmelidir. Aksi halde mahkeme bu tutanağın ibrazı için süre verir. Belirtilen süre içinde tutanak dava dosyasına sunulmazsa, dava usulden reddedilir. Bu durum, dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğun önemini bir kez daha vurgulamaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Ortaklığın Giderilmesi Davası (İzale-i Şüyu) Hangi Durumlarda Açılabilir?

Bir mala birlikte malik olan kişiler, hukukî bir işlem gereğince veya paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça her zaman ortaklığın giderilmesi davası açabilirler.

Ortaklığın Giderilmesi Davalarında Arabulucuya Başvurmak Zorunlu mu?

05.04.2023 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7445 Sayılı Kanun ile ortaklığın giderilmesi davalarında zorunlu arabuluculuk şartı getirilmiştir. Ancak bu ilgili madde, 01.09.2023 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek olup ancak bu tarihten sonra açılacak ortaklığın giderilmesi davalarında zorunlu arabuluculuk şartı söz konusu olacaktır. Bu tarihten önce açılmış olan davalarda arabulucuya başvurmak zorunlu değildir.

01.09.2023 Tarihinden Önce Ortaklığın Giderilmesi Davası Açtım Ancak Daha İlk Duruşması Bile Olmadı. Arabulucuya Başvurmak Zorunda mıyım?

Bu durumda arabulucuya başvurmak zorunlu değildir. Eğer ortaklığın giderilmesi davasının açılış tarihi 01.09.2023 tarihinden önceyse, henüz duruşma tarihi gelmemiş olsa dahi arabuluculuk zorunlu olmayacaktır. Önemli olan, dava açılış tarihidir.

Ortaklığın Giderilmesi İçin Arabulucuda Anlaşmak Zorunda mıyım?

Ortaklığın giderilmesi amacıyla arabulucuya başvurulduğunda arabulucuda anlaşılması zorunlu değildir. Arabuluculuk sürecinde anlaşılamadığına dair arabulucu tarafından düzenlenen ve taraflarca veya vekillerince imzalanan son tutanak ile yetkili Sulh Hukuk Mahkemelerinde ortaklığın giderilmesi davası açılabilir.

Ortaklığın Giderilmesi Davalarında Tarafların Anlaşması Durumunda Arabuluculuk Son Tutanağı Doğrudan İcra Edilebilir mi?

İş, Tüketici ve Ticaret davalarında arabuluculuk son tutanağında tarafların avukatlarının imzasının bulunması halinde bu belge icra edilebilir nitelikte olmaktadır. Ancak ortaklığın giderilmesine ilişkin arabuluculuk sürecinde 7445 Sayılı Kanun’da farklı bir usul düzenlenmiştir. Bu kanuna göre ortaklığın giderilmesi davaları kapsamında düzenlenen anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerhin alınması zorunlu olup bu şerh taşınmazla ilgili anlaşma belgeleri bakımından taşınmazın bulunduğu yer, diğer anlaşma belgeleri bakımından ise arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden alınır. Bu durum, özellikle taşınmaz malların hukuki güvenliği açısından önemlidir.

Bu kapsamlı rehberin, ortaklığın giderilmesi davalarında zorunlu arabuluculuk süreci hakkında merak ettiğiniz tüm soruları yanıtladığını umuyoruz. Ortak mülkiyet ilişkilerinin çözümünde arabuluculuğun sunduğu avantajlar hakkında daha fazla bilgi almak veya özel durumunuzla ilgili danışmanlık hizmeti almak isterseniz, bir hukuk uzmanına başvurmanız faydalı olacaktır.

Bu Yazıyı Paylaşın

Hukuki Sorularınıza Güvenilir ve Hızlı Çözümler

Aile hukuku, iş hukuku, sözleşme danışmanlığı, icra takibi ve arabuluculuk başta olmak üzere hukuki süreçlerinizde hak kaybı yaşamamak adına profesyonel destek alın.

Hukuki Danışmanlık